<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="/assets/feed.xsl"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <title>Majorzade</title>
  <subtitle>Avare bir tıbbiyelinin iç cebindeki notları ihtiva eder.</subtitle>
  <link href="https://argmajor.com/feed.xml" rel="self"/>
  <link href="https://argmajor.com/"/>
  <updated>2026-08-15T20:29:00.000Z</updated>
  <id>https://argmajor.com/</id>
  <author><name>İbrahim Efe Kaç</name></author>
  <entry>
    <title>Alıntı — Sabahattin Ali</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-1730/"/>
    <updated>2026-08-15T20:29:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-1730/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/vjf2wzauyqbg1.jpeg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&#39;Gözlerimi kapadığım zaman senin hayalini görüyorum...&#39; diyorsun. Ah Âliye, ben gözlerim açıkken bile hep seni görüyorum.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Kafa notu</title>
    <link href="https://argmajor.com/not/2026-08-15-1725/"/>
    <updated>2026-08-15T20:25:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/not/2026-08-15-1725/</id>
    <category term="not"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;İstanbul&#39;da mümkün olduğunca evden çıkmamak lazım. Gerek toplu taşımayla gerekse hususi otomobille. Tamamen ıstırap.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Yalnızlığa Notlar</title>
    <link href="https://argmajor.com/yazi/yalnızlığa-notlar/"/>
    <updated>2026-08-11T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/yazi/yalnızlığa-notlar/</id>
    <category term="yazi"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;Yalnızlık... Tarih boyunca bu mefhum üzerine on binlerce şiir yazılmış, on binlerce hikayede başrol olarak oynatılmış. Herkes bu kadar muzdaripken, benim de bundan muzdarip olmamam pek ihtimal dahilinde değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gün doğar, güneş ortalığı kavurmaya başlar. Başımızın üstünde adeta bir yay gibi gezinip durur. Fakat ne zaman ki bütün öfkesi kaybolmuşçasına batar da, ortalığı karanlığın zalim pençelerine bırakır; işte o vakit yalnızlık, adeta gece ile bir olmuşçasına insanın ruhunu yakarak çürütmeye başlar. Gündüz vakti yalnız olduğunu hissetmezsin ki. Bir otomobil sesi, mahallenin gençlerinin yapmış olduğu bir kavga, eskicinin hakkın rahmetine kavuşmuş cihazlar için çığırması yahut hakkın rahmetine kavuşmuş bir merhum ya da merhume için camilerin minarelerinden yükselen selalar, insana yalnızlığını adeta acı çeken bir hastaya verilen morfin edasıyla unutturur. Gece ise bunların hiçbiri yoktur. Bilakis; çorbacıda, özlerinden uyku akan bir garsonun sana uzattığı çorbanın tanelerinde, acı bir insiyak ile yaktığın leş kokulu bir sigaranın dumanında görürsün yalnızlığı. Devasa bir küvetin içinde yüzen et parçaları, birbirine delice aşık olmuşçasına sarılan tütün yaprakları seni kedere boğar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bazı geceler var ki... O hiç bitmeyen geceler. Hani, uykunun, mutfak kapısından içeri girip de mahmurlaşmış gözlerini kapatamadığı, dış kapının önünde pineklediği o geceler... Artık ıstıraptan, çektiğin acıdan sebep gözlerinin kapandığı o geceler. İşte, o geceler en lanetlileridir. Ne yatabilirsin, ne kalkabilirsin. Yayları çürümüş yatağında bir sağa, bir sola döner durursun. Her dönüşe bir ses, her dönüşte bir çığlık. Yatağın yaylarından çıktığını zannettiğin o çığlıklar, ruhunun bir tezahürüdür. O ses, senin çığlığındır. O ses, ruhunun feryadıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu satırları sabaha karşı dörtte yazarken, ben de o gecelerden birini geçiriyorum işte.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Sigmund Freud</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2256/"/>
    <updated>2025-12-10T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2256/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;Rauchen lässt sich nicht entbehren, wenn man nichts zum Küssen hat.&lt;br&gt;
(Öpecek kimsesi olmayanlar için sigara içmek kaçınılmazdır.)&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Mihail Bulgakov</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2250/"/>
    <updated>2025-12-09T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2250/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;“Şurası kesin ki: Eğer ameliyat yapmak yerine her akşam dairemde koroyla birlikte şarkı söylemeye başlarsam, yıkım gelir, beni bulur! Eğer tuvalete gittiğimde, ifademi bağışlayın, klozetin yan tarafına işersem, üstelik Zina ve Darya Petrovna da aynısını yaparsa tuvalette yıkım ortaya çıkar. Bundan hareketle, yıkım klozette değil, kafalardadır! Bu bariton sesliler “Vuralım yıkıma&amp;quot;? diye bağırdığında gülüyorum. Yemin ederim, bana komik geliyor bu! Çünkü bundan her biri kendini bir güzel pataklamalı sonucu çıkar! Dünya devrimini, Engels&#39;i ve Nikolay Romanov&#39;u, ezilen Malayları ve benzeri halüsinasyonları ağızlarından tükürüp asıl işlerine, yani kümeslerin temizliğine başladıkları zaman yıkım kendiliğinden ortadan kalkar. İki Tanrıya kulluk edilmez! Aynı anda hem tramvay yollarını temizleyecek hem de pasaklı İspanyol çocuklarının kaderini tayin edeceksin. Bunu kimse beceremez, doktor, hele ki Avrupalıların iki yüz yıl gerisinden gelen, pantolonunun düğmesini bile doğru dürüst ilikleyemeyen insanlar hiç beceremez!”&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Mahrem</title>
    <link href="https://argmajor.com/yazi/mahrem/"/>
    <updated>2025-11-14T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/yazi/mahrem/</id>
    <category term="yazi"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;Ne demiş İsmet Özel? Gecenin üçüdür en uygun zaman. Bahse girerim düşünün: Sabah çok yakın. Oysa ışıltı yok ortalıkta. Neredeyse gece bitmiş, ama sürmekte karanlık. Henüz uyanmış bazıları, henüz uyumamış bazıları… Benim şu pek ehemmiyet arz etmeyen dimağım da aşağı yukarı bu şekilde, arada kalmışlıklarla dolu. Delilikle aklı-selimlik sınırındayım. En ufak bir dış etken maruziyeti beni, iki yamacında uçurum olan koca bir dağdan aşağı sürükleyebilir. Ve bunun olmasından çok ama çok korkuyorum. Bazen beni ben yapan şeyin, bu uçurumda ne aptalca ne de korkakça dans edebilme kabiliyetim olduğunu düşünüyorum. Bu dans, parasızlıktan cambazlık yapan ama seyircilere gülmek zorunda olan bir cambazın dansı gibi. Dış cephemde güler yüz ve sevinç varken içimde fırtınalar kopuyor. İnsanlar güldüğümü zannediyorlar. Oysaki namütenahi bir acı ve ıstırap içinde kaskatı kesilmiş çenem ve birbirine kenetlenmiş dişlerimi görüyorlar sadece. Kahkahalar atarken bende görülen keyif, cehennem ateşi gibi bir yangında cayır cayır kavrulmak üzere olan çocukların gözlerini bağlamamla yangını göremiyor olmalarının onlara verdiği keyifle aynı keyiftir. Adeta bir çocuk kandırmacasıdır yani. Dimağım bununla iktifa ettiği için şimdilik bir sorun teşkil etmiyor. Peki ya sonra? Kalbimdeki boşluğu doldurmak için kullandığım, kırılmış eşyaları bantla tamir etmek kadar uyduruk olan, bu hamur parçaları eriyip gidince ne olacak? Ben ne yapacağım?..&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Pek meyus bu düşünceleri, şu kafa denen boş kasenin içindeki bir kilo beş yüz gramlık et parçasından söküp atamıyorum bir türlü. Hele de gecenin üçü gelip de kapıyı tıklattığı zaman… Yaşadığım her saat, her dakika, her saniye şu cehennem azabı kadar acılarla beni baş başa bırakıyor. Aldığım her soluk, içtiğim her su zehir gibi geliyor. Ölümün soğuk nefesini ensemin her noktasında hissediyorum. Herçi bad-abad, asla anlamlandıramadığım bir şekilde hayata sıkı sıkıya bağlıyım. Ondan kopma düşüncesini aklıma dahi getirmek istemiyorum. Bir kimse cennetten korkar mı? Kulağa inanılmaz derecede saçma gelebilir ama; ben korkuyorum. “Deli misin be adam” denilebilir. Bir noktada haklılık payları da mevcut olabilir. Ancak ben gerekçelerimi izah edeyim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Cennet: Sonsuz nimetler ve isteklerle dolu koca bir mekan. Ne istersen, ama her ne istersen temini kabil. Zenginler neden uyuşturucu batağına düşer? Maddi ya da manevi her ne istiyorlarsa onu yapabiliyorlar. Bir yerden sonra bu zahmetsizlik, kişiyi olur olmadık şeyler yapmaya sürüklüyor. Artık bu dünyada tadabilecekleri her zevki tattıktan sonra bir sonraki aşamaya geçiyorlar. Cennetten korkma sebebim tam olarak da bu. Ortada giderilmesi mümkün olmayan bir motivasyon noksanlığı var. İşin en kötü yanı -söylemesi bile çok aptalca geliyor fakat- cehennemde dahi bu motivasyon mevcut. “Evet, burada uzun süre yanacağım ama neticede cennete kavuşacağım”. Orada bile böyle bir motivasyon mevcutken cennette olmaması inanılmaz korkunç değil mi? Yaptığın hiçbir şeyin bir karşılığı olmaması ve her istediğine hiçbir çaba harcamadan ulaşmak… Bu beni çok ama çok korkutuyor. Daha doğrusu, bunun namütenahi olması beni çok korkutuyor. Keşfedecek hiçbir şeyin olmaması da cabası. Düşünsene, bir tarih kitabı okuyacaksın ama oradaki her şeyi hiçbir çaba harcamadan temin ediyorsun. Çok sevdiğim bir söz var: Her şey zıddıyla maruftur. Ortada zıtlık yaratacak hiçbir şey yok ki var olsun benim gözümde. Sevinç ve keyif var, sonsuz bir keyif ve sevinç. Ama üzüntü yok, hüsran yok, dert yok, keder yok. O zaman ne anlamı var ki bu keyifle sevincin. Bu söylediklerim, acıdan ve kederden zevk alan mazoşist biri olduğum algısını yaratmasın sakın. Sadece “her şey zıddıyla maruftur” ilkesine dayanarak bunları yazıyorum. Zihnimin en aciz ve en çıplak halidir bu yazdıklarım. Kafamin içindeki sisli yapı, bir yatak odası kadar mahrem olan bu düşüncelerin bir tezahürüdür. Mamafih, bu düşünceleri kafamın içinde tutmakla iktifa ediyor, dışarı çıkarmıyorum. Dışarı çıkarmadığım vakit, yürürken omzumdaki bir çanta kadar etki ediyor yaşamıma. Aksini ise asla ama asla kestiremiyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşin bir de duygusal noksanlık kısmı var ki onu temin etmek, bu düşünceleri kafamdan söküp atmaktan daha zor. Çünkü bu duygusal noksanlığı kendi başına tatmin etmek pek kabil değil. Başka bir kimsenin yardımına ihtiyaç duyuyorsun. Yani elden ayaktan düşmüş yatalak hastalar gibi bir başkasına muhtaçsın. Bu muhtaciyet durumu da benim gibi kula minnet eylemeyen kimseler için pek güç ve acı verici bir durum. Akşam vaktinde sahile indiğimde, yeryüzünü ve gökyüzünü aydınlatabilen mehtap, benim gönlümdeki karanlığı aydınlatmaya muvaffak olamıyor. Koca tepeleri çarpa çarpa kül edip, metrelerce uzunlukta falezler oluşturan dalgalar, benim gönlümdeki setleri yıkmaya muvaffak olamıyor. Mehtap dört bir tarafı aydınlatırken, dalgalar sahildeki sıra sıra kayaları yalarken, bendeniz de ağır ağır adımlarla yürürken kendime bir yoldaş ararım. Kolumdan girip bana tüm ağırlığıyla yüklenirken darası alınan tartı misali, gönlümdeki ağırlıkları hafifletecek bir yoldaş. [...]&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Sabahattin Ali</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2248/"/>
    <updated>2025-10-21T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2248/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;Bir frene muhtacım, sana vapurdan yazdığım mektupta yazdığım şekilde bir arkadaşa muhtacım. Yarım taraflarımı örtecek veya tamamlayacak birisine muhtacım. Bittabi böyle bir şey bulamayacağım… Her şey şimdiye kadar olduğu gibi devam edecek. Belki seneler bu arkadaşın vazifesini yapacaklar…&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Sabahattin Ali</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2247/"/>
    <updated>2025-07-18T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2247/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;Ben ne zaman mehtapta dolaşmaya çıksam yanımda birisini, ses çıkarmadan veya konuşarak (hangisi o esnada en muvafıkı ise) yanımda yürüyecek birisini ararım. Mutlak surette yalnızlığa alışmış olan dimağım yalnız o zaman bir arkadaş ister ve ben yalnız o zaman bir yoldaşa olan ihtiyacı duyarım, ben ay ziyası altında yürürken kolumda vücudunu bana yükleyerek giden birisini istiyorum. Ve ay beni yalnız gördükçe: &amp;quot;Nerde arkadaşın?&amp;quot; diye soruyor zannediyorum.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Sabahattin Ali</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2246/"/>
    <updated>2025-07-16T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2246/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;Yine âşıkım. Ah Ayşe, vallahi artık ben de şaşırdım, 15-16 yaşımdan beri şöyle bir haftacık olsun âşık olmadan durduğumu hatırlamıyorum. Mütemadiyen, bilafasıla ve şiddetle âşıkım. Zannetme ki öyle üstünkörü şeylere aşk ismini veriyorum, benimkilerin her biri ateşlilikte Verter&#39;i, bakirlikte Romeo&#39;yu geri bırakacak şeyler; işin tuhafı her seferinde ilk defa âşık oluyormuşum gibi bilmediğim heyecanlara ve ihtisaslara düşmemdir.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Sabahattin Ali</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2238/"/>
    <updated>2025-06-01T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2238/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/sabo.png&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Melankoli&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Beni en güzel günümde&lt;br&gt;
Sebepsiz bir keder alır.&lt;br&gt;
Bütün ömrümün beynimde&lt;br&gt;
Acı bir tortusu kalır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Anlıyamam kederimi,&lt;br&gt;
Bir ateş yakar derimi,&lt;br&gt;
İçim dar bulur yerimi,&lt;br&gt;
Gönlüm dağlarda bunalır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ne kış, ne yazı isterim,&lt;br&gt;
Ne bir dost yüzü isterim,&lt;br&gt;
Hafif bir sızı isterim,&lt;br&gt;
Ağrılar, sancılar gelir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yanıma düşer kollarım,&lt;br&gt;
Görünmez olur yollarım,&lt;br&gt;
En sevgili emellerim&lt;br&gt;
Önüme ölü serilir...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ne bir dost, ne bir sevgili,&lt;br&gt;
Dünyadan uzak bir deli...&lt;br&gt;
Beni sarar melankoli:&lt;br&gt;
Kafamın içersi ölür.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Reşat Nuri Güntekin</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2218/"/>
    <updated>2025-05-10T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2218/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/20260816-011549.png&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çalıkuşu haydi yat artık... Gecenin içinde gizli gizli söyleşen bu seslerden korkma... Onlar ne kadar zalim olsa &amp;quot;menekşe gözlü sarı çiçeklerine&amp;quot; yetim teyze kızlarının fakirliğini söyleyen dudaklar kadar sana fenalık edemez.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Anonim</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2200/"/>
    <updated>2025-04-07T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2200/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/Gn4TAqqW0AAqZPC.jpg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu kitabın burada olan varakları[nı] her kim kesdi ise anasını avradını, kızkardaşını, yengesini teyzesini, oğlanını uşağını, ovada kazını torbada tuzunu, tezgahda bezini, ocak başında kaşıklık sinisini sikdiğim büzevengi keretası dürüşt ibnesi.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Anonim</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2156/"/>
    <updated>2024-12-27T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2156/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/GfzirizWEAA2oy0.jpg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Lakin cahil olduğunu bilip de herçe bad abad cehalette ısrar ve öğretip malumat almaktan imtina eylemek daha büyük bir beladır.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2154/"/>
    <updated>2024-12-20T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2154/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/GfLmq6GXQAALNjO.png&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Türk&#39;ü Türk bırakmalı. Frenk&#39;e benzeyerek iyi Türk olurum sanmamalı. Türk çocuğuna Müslümanlıktan başka bir din, Alaturka ahlaktan başka bir ahlak, Türk seciyesinden başka bir seciye vermemeli.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Tevfik Bey :)</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2152/"/>
    <updated>2024-12-03T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2152/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/Gd0dmRmWwAAlFIW.png&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Türk dediğin; gavuru, düşmanı siküb atar.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Mehmet Emin Yurdakul</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2150/"/>
    <updated>2024-11-29T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2150/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/GdeqSmtWMAA4obR.jpg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ey Türk ırkı, ey demir ve ateşin evladı,&lt;br&gt;
Ey binlerce yurt kuran, ey yüzlerce taç giyen,&lt;br&gt;
Ey dünyaya efendi olmak için doğan sen!&lt;br&gt;
Tanrı senin alnına bir kara baht yazmadı!..&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2148/"/>
    <updated>2024-10-24T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2148/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/GalPvIaWIAAWIl4.jpg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ben Türk&#39;üm, Türk vatanının oğluyum.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Zafer Şık</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2146/"/>
    <updated>2024-09-11T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2146/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/GXMFwzcWkAAVV0h.jpg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sadece Adı Türk&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Türk Devletleri Teşkilatı ortak alfabe olarak Latin harflerinin baz alınacağı 34 harfli yeni  alfabeyi kabul etmiş. Hakiki hiçbir Türk bin yıllık yazımız olan Osmanlıca yerine ecnebilerin hurufunu kabul etmez. TDT bu kararıyla kimlere hizmet ettiğini göstermiştir.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Gürsel&#39;in Başvekil Adnan Menderes&#39;e Yazdığı Mektup</title>
    <link href="https://argmajor.com/yazi/cemal-gurselin-menderese-yazdigi-mektup/"/>
    <updated>2024-07-01T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/yazi/cemal-gurselin-menderese-yazdigi-mektup/</id>
    <category term="yazi"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;Temiz (!) darbenin temiz (!) mektubu...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;1960 senesinin 3 Mayıs&#39;ında başvekil Adnan Menderes&#39;e iletilmek üzere bir mektup yazılır. Bu mektup Türk siyasi hayatının ilk muhtırası olacaktır. Öyle ki bu mektup daha sonra Yassıada yargılamalarında iki eski dostu karşı karşıya getirecektir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mektup, Menderes&#39;e gönderilmek üzere Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Gürsel tarafından kaleme alınır ve Menderes&#39;e iletilmesi üzere Ethem Menderes&#39;e teslim edilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mektup Yassıada&#39;da sorulduğu zaman ise şu konuşmalar gerçekleşiyor:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Şimdi bu olayların vuku bulduğu zamanda Kara Kuvvetleri Kumandanı bulunan ve halen Devlet ve Hükûmet Başkanı olan Orgeneral Cemal Gürsel size bir mektup yazmış. 3.5.1960 tarihli bu mektup inkılaptan sonra radyoda yayınlandı ve umumi efkâra bildirildi. Resmî Gazete&#39;nin 12 Temmuz 1960 tarih ve 10549 sayılı nüshasının son sahifesinde ilan edilmiştir, neşredilmiştir. Bu mektubu aldınız mı?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Etem Menderes:&lt;/strong&gt; Aldım efendim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Ne oldu?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Etem Menderes:&lt;/strong&gt; Bu mektup bir defa şahsıma hitaben yazılmıştı. Sonra mektubun metni ve muhtevası itibariyle açıklamayı mahzurlu gördüm. O zaman sinirler çok gergindi, hadiselerin birbiri üzerine geldiği zaman, atmosfer bozuktu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Bu mektup inkılaptan 24 gün evvel alınmıştır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Etem Menderes:&lt;/strong&gt; Evet, düşündüm, müteaddit defalar okudum. O günlerde bundan zarar gelmesi ihtimalini teemmül etmek suretiyle mektubu ifşa etmemeyi lüzumlu gördüm. Fakat mektuptaki tekliflerden birinci maddesine ben vasıta olacak durumda değildim, ancak Başvekile arz edebilirdim. Başvekile; ayak üstü, Gürsel&#39;den böyle bir mektup gelmiş olduğunu söyledim. Neler var, dedi. Birkaç maddesini kendisine söyledim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Ayak üstü?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Etem Menderes:&lt;/strong&gt; Bilhassa birinci maddesini söyledim. Alttan birkaç maddesini kendisine okudum. Birinci madde çok mühimdi. Onun üzerine sustu; adeta lisan haliyle, şimdilik bunun üzerinde durmanın zamanı gelmedi gibi, lisan haliyle bir ifade hissettim. Fakat diğer maddeler üzerinde, hepimizce malum olan diğer maddeler, her gün müşahade ettiğimiz mevzulardır, bunlar üzerinde Başvekil samimiyetle harekete geçti. Bunlar tahakkuk ettirmek için ele alınmıştı. Fakat hadiseler bunları biraz geciktirmişti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Hiçbiri ele alınmış değil. Ele alınıp da yavaş yavaş tahakkuk edecek bir mesele değildir. Mesela şimdi tamamı da okunacak ikinci maddede şöyle deniyor; &amp;quot;Kabineden iyi kabul edilmeyen ve suihalleri bütün memlekete yayılmış bulunan zevat çıkarılmalı ve yeni kabine mutlaka dürüst, makbul, zorcu değil adaletli ve şefkat hissini taşıyan zevattan kurulmalıdır.&amp;quot; Şimdi üçüncü madde, &amp;quot;İstanbul ve Ankara&#39;da bulunan Vali ve Emniyet Müdürleri sür&#39;atle değiştirilmelidir.&amp;quot; Şimdi bunların değiştirilmesi safha safha olacak iş değil. El atılmamıştır. Şimdi bu mektup okunacak. Bu mektup ikaza kâfi değil midir? Bu mektuptaki istekler inkılaptan sonra tahakkuk etmiştir. &lt;em&gt;(Cemal Gürsel tarafından sabık Millî Müdafaa Vekiline yazılmış bulunan 3.5.1960 tarihli mektup okundu.)&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Böyle bir mektubu demek ayak üstü Başbakana açabildiniz? O da şimdilik yapılacak bir şey yok dedi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Etem Menderes:&lt;/strong&gt; Ben o günlerde bu mektubu açıklamanın zararlı olacağı endişesinde idim. Onun için arz etmekte geciktim. Zaten aldığımız malumata göre hadiseler gevşemekte, yumuşamakta idi. Biraz daha bu gevşeme ve yumuşama istikametinde...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; 3 Mayısta yazılmış, 5 Mayısta Kızılay&#39;da hadiseler oldu, yumuşama yok.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Etem Menderes:&lt;/strong&gt; Mektup elime iki gün sonra geçmişti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Adnan Menderes&#39;e ayak üstünde açtınız, başka kimseye bahsetmediniz mi?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Etem Menderes:&lt;/strong&gt; Hiç kimseye efendim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Yazık, bunu yazan daha o vakit üç silahlı kuvvetlerden birinin başı idi. Bence tek başına yazılacak bir şey de değil. Çünkü gayet mühim ve tehlikeli. Ayak üzeri Başvekile söylemeniz ve onun da yapacak bir şey yok demesi ne kadar gaflet. Sizleri ikaza, basirete davet edecek bir şey değil mi?.. Şimdi Adnan Menderes; bu mektup hakkında ne muamele yapıldığı noktasına.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Bu mektubu şimdi dinliyorum beyefendi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Hiç göstermedi mi?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Hayır beyefendi. Yalnız Gürsel paşadan bir mektup aldığını söyledi ve Cumhurbaşkanının istifa etmesi teklif olunuyor şeklinde hülasa etti. O sırada Cumhurbaşkanının istifa etmesini ortaya koymak nasıl olur? Bir şey yapmadım. Düşündüm kaldım. Bu metni aynen görmüş olsaydım...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; İsteyecektiniz?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Bilmiyorum, ya dalgın zamanıma rast geldi. Yalnız birinci madde üzerinde durdum ve müteakip maddelerinin üzerinde durduğumu hatırlamıyorum. Şimdi okunduğu zaman öğrendim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Bunu ehemmiyetle size vermiş olması, sizin ne imiş diye almanız, Cumhurbaşkanına duyurmasanız bile arkadaşlarınızla bunu müzakere etmeniz hayati mesele olarak kendisini gösteriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Hayati bir mesele olduğunu şimdi, metin okunduğu zaman anlıyorum. Bunu görmüş değilim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; O vakit lüzum hissetmemişsiniz, şimdi hayati olduğu anlaşılıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Değil beyefendi... Yalnız Cumhurbaşkanının istifasından ibaret.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Efendim, bunu Ahmet, Mehmet ağa filan yazmış değil, üç silahlı kuvvetlerden birinin başında bulunan zat yazıyor. Bu ehemmiyetlidir, bakalım demek icap eder. Ahmetoğlu Mehmet&#39;ten mektup gelse, okumayabilirsiniz. Siz hükûmetin başında bulunduğunuza göre, bu mektuba alaka göstermeniz ve arkadaşlarınıza duyurmanız lazım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Öteden beri Gürsel paşanın Bayar&#39;a karşı hisleri malum olduğu için zannettim ki sadece buna münhasırdır. Şimdi gördüm efendim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Hisleri şifahi olarak açmak var, bir de kâğıt üzerine dökmek var. Kâğıt üzerine dökünce ehemmiyet peydah eder.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Beyefendi, nasılsa gafletime gelmiş. Ben bunu okumadım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Demek ikiniz de...&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Okumadım ve bu heyetiyle asla ve kat&#39;a bana anlatılmış değildir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Diğer arkadaşlarınız duymadı mı?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Hayır beyefendi, ayak üzerinde konuşuldu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; İnkılaptan 24 gün evvel alınmış bir yazı, ehemmiyetli. Peki, münderecatına vukuf peydah etseydiniz ne yapardınız?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Derhal kendileriyle temasa geçerdim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Pek büyük hata; Etem Menderes&#39;in resmen Hükûmete takdim etmemesi ve sizin de bunu Hükûmete bildirmemeniz fahiş bir hata.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Bu ehemmiyette görmüş değilim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başkan:&lt;/strong&gt; Etem Menderes&#39;in bunu bir tezkere ile Hükûmete takdim etmemesi, sizin de bunu, böyle bir mektup geldiğine vakıf olduğunuz halde, arkadaşlara bildirmemeniz şimdilik fahiş bir hata.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sanık Adnan Menderes:&lt;/strong&gt; Ehemmiyetli bir mektup olduğunu bilseydim elbette çeker alırdım.&lt;/p&gt;
&lt;hr&gt;
&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/mektup-1.jpg&quot; alt=&quot;Mektubun birinci sayfası&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;em&gt;Mektubun birinci sayfası — Ankara, 3 Mayıs 1960.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/mektup-2.jpg&quot; alt=&quot;Mektubun ikinci sayfası&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;em&gt;İkinci sayfa: maddeler.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/mektup-3.jpg&quot; alt=&quot;Mektubun üçüncü sayfası&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;em&gt;Üçüncü sayfa ve Cemal Gürsel&#39;in imzası.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/resmi-gazete-12-temmuz-1960.jpg&quot; alt=&quot;Resmî Gazete, 12 Temmuz 1960&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;em&gt;Resmî Gazete, 12 Temmuz 1960, sayı 10549 — mektubun tahrif edilerek neşredilmiş sureti.&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mektup hakkında bir diğer dikkat çeken şey ise mektubun tahrifata uğratılmasıdır. Yukarıdaki görsellerden ilk üçü mektubun orijinali, 4. görsel ise 12 Temmuz 1960 tarihli Resmî Gazete. Fark edileceği üzere 1. madde &amp;quot;Cumhurbaşkanı istifa etmelidir. Cumhurbaşkanlığına Sayın Adnan Menderes getirilmelidir&amp;quot; tahrifata uğratılmış ve değiştirilerek Resmî Gazete&#39;de neşredilmiş. Bunun yanında 6 ve 7. maddeler tamamıyla kaldırılmış.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mektubun orijinali Yassıada&#39;da okunmak istenmiş ancak Adnan Menderes bu talebi reddetmiştir. Bir müddet zaman önce Burhan Apaydın mahkemede söylediği &amp;quot;Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten&amp;quot; mısrası üzerine tutuklanmıştı ancak serbest bırakılmıştı. Adnan Menderes&#39;in avukatı Burhan Apaydın&#39;ın anlattığına göre Menderes &amp;quot;Bu mektubu okutursak seni öldürürler Burhan&amp;quot; demiş ve mektubun okunmasını reddetmiştir ve bu olaylardan sonra tutuklanmıştır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Durumun vehameti açıktır. Darbenin suni önderi açıkça Başvekil Adnan Menderes&#39;in Reis-i Cumhur olmasını talep etmiş. Buna rağmen 24 gün sonra kendi ifadesiyle &amp;quot;cumhurbaşkanlığına getirilmesi gereken kişi&amp;quot;yi, halkın reyleriyle iktidara gelmiş kişiyi kalleşçe bir darbeyle silah zoruyla indirmiştir. Böyle bir darbenin meşruiyetinin sorgulanması bile bir hatadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Menderes bir kır at üzerinde Anadolu topraklarında dört nala gidiyor, bizlerse onların katillerini nefretle anıyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Başta Adnan Menderes, Fatin R. Zorlu, Hasan Polatkan ve Dr. Lütfi Kırdar olmak üzere; demokrasi şehitlerimiz Namık Gedik, Lütfi Şaylan, Cemil Keleşoğlu, Zakar Tarver, Faruk Oktay, Yusuf Salman, Gazi Yiğitbaşı, Yümnü Üresin, Nuri Yamut ve Kenan Yılmaz&#39;a Allah&#39;tan rahmet diliyorum. Hepsinin ruhları şad, mekânları cennet olsun. Bu millet, bu vatan size minnettar. Biz sizden razıyız, Allah da sizden razı olsun. İnnâ Lillâhi ve İnnâ İleyhi Râciûn.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Anonim</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2141/"/>
    <updated>2024-06-04T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2141/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/20240604_165221.jpg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Gece uyu gündüz ol bidar.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Anonim</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2144/"/>
    <updated>2024-06-04T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2144/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/20240704_140523.jpg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Maliye ahvali daima buhranlıdır.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Anonim</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2140/"/>
    <updated>2024-05-12T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2140/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/WhatsApp%20Image%202026-08-16%20at%2000.20.47.jpeg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşin bilen, aşın bilen, eşin bilen fakir ölmez.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Alıntı — Anonim</title>
    <link href="https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2110/"/>
    <updated>2024-05-10T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/alinti/2026-08-15-2110/</id>
    <category term="alinti"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;/assets/gorseller/GAHVbCPXoAA25bf.jpg&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yûf senin gibi terbiyesiz, hikmetsiz eşek kafalı câhil okumuşlara!&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Neden bir internet sitesi?</title>
    <link href="https://argmajor.com/yazi/buraya-neden/"/>
    <updated>2000-01-01T00:00:00.000Z</updated>
    <id>https://argmajor.com/yazi/buraya-neden/</id>
    <category term="yazi"/>
    <content type="html">&lt;p&gt;Neden bir internet sitesi?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Açıkçası neden bir internet sitesi kurmak istediğime değil sarih bir kanaatim yok. Biraz insiyaki. Küçük bir umuma açık not defteri addedilebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bazı yazılar tam, bazı yazılar eksik, bazı yazılar değiştirilmiş, bazı yazılar sansürlü. Hepsinin orijinal nüshası benimle birlikte olmakla beraber ancak yayınlamaya hazır olduğumu hissedersem yayınlarım. Kimsenin peşimden kovaladığı da yok zira.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tarihsiz yazılar alakasız tarihlerle yayınlanabilir. Bkz. bu yazı: 1 Ocak 2000.&lt;/p&gt;
</content>
  </entry>
</feed>
